Ankara'dan Duygu gelmiş
Blok yazmaya direnmeyi bıraktığım ilk günden herkese merhaba,
İlk güncemi pek sevgili bir arkadaşıma adamak istiyorum zira kendisi bencağızı ziyarete gelip, sevindirmiş bir dosttur. Rumuzu da "kuğu"dur. Ankara' yı çok sevmesi -bir zamanlar hepimiz gibi- bu hayvanceğizle anılmasını kanaatimce kuvvetlendirdi. Dostlarını da hayvanlarla anmak nedir canım, kaç yaşında insanlarız diye düşünecek olursanız, ben efendim şahsım adına pek yaşımıza göre yaşamadığımızı düşünüyorum. Türk standartlarına göre şu an bir işim ve sanırım bir de çocuğum olmalıydı -Annem benim yaşımdayken ben 7 yaşında bebesi vardı- En azından bir kadrom olaydı. O da yok. Sanırım o zaman arkadaşlarıma hayvan rumuzları koymamda da sıkıntı yok:) Kocaman insanlarız emme içimizdeki çocuğa da ayıp etmeyelim değil mi:)
Lise dönemini Grup Gündoğarken'le geçirmiş ve kasetlerinin şarkı sırası dahil olmak üzere hala ezberinde tutan biri olaraktan Duygu'nun gelişi,
Ankara'dan Duygum gelmiş
Evde bir bayram havası
Annem babam onu çok severmiş.....
tadında geçti. Annem babam da Duygu' yu cidden çok severmiş. Ya da bu deli kızlarını ehlileştirmek için gelen yabancıyı el üstünde tutup, minnetlerini sunmak istediler. Sevmedikleri arkadaşlarım ve kavgalarımızın ardından beni daha bir mutlu eden hafta sonu, sayılı gün olması mazeretiyle geldi ve geçti. Geriye cancağızımın bana önerdiği bloglar, birbirimize ihtiyacımız olduğu kanaati ve sonunda bana da vahiy yoluyla "yaz" emri geldi.
Bu emrin yaklaşık bir yıldır yazmakta olduğum makalem için gelmemesi... bu yazıyı okuduğunda pek sevgili hocamın "otur da makaleni yaz eşşek sıpası" diye içinden geçen serzeniş...:)
Evet tebdili mekanda ferahlık vardır Duygucuğum,
Bir de gelişinin şerefi ve gidişinin mahsunluğu üzerine bir kare var elimizde. Babacığım tarafından telefon kamerasından çekilen beş on fotoğraftan kim olduğumuzun belli olduğu tek kare:) Evde duran fotoğraf çekici aletlerden benim garibanın pil tutmuyor olduğunu, muhadilim arkadaşımın makinesinin ise yılgın olması, telefon dahi taşımanın zor geldiği bu ikiliden aslında bir şey beklenemeyeceğinin işaretleri hep. Zaten hep imrenmişimdir hiç olmadık yerlerde makinasını çıkarıp fotoğraf, vidyo çekenlere. Japon turistlere mesela. Bir capon olamadım ama fotoğraf makinesi kullanmayı alışkanlık haline getirmekte hevesli ve istekli bir öğrenciyim. Ya da böyle bir arkadaşı yanımda taşımak isterim:)
Bu arada ben sincap:)
Biyolog olmamızdan mütevellit dostlar arasında hal ve hareketlerimden ötürü şahsıma böyle hitap edilir.

Yorumlar
Yorum Gönder