Bağdat masalları
Sevdiğimiz dağlardaydık biz bir zaman, mevsim yazdı. Gönüllerimizde kimler vardı bilinmez ama sen biraz kıştın. Ben de baharı yakalamış gibiydim bilirsin hep kovalarım...Bu sefer çok yaklaşmıştım. Neydi tam olarak aradığımız bilemiyorum ama bulduklarımızı, günlerce anlattık. Sıkıldı dostlar anılarımızdan. Bak şimdi tekrar anlatıyorum, dinle. Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik, bulduk o cenneti ve sakinlerini. Demek gelmiştik yedi göller diyarına. Biz neredeydik böyle, kulaklarımızı uğuldatan rüzgar neler de anlatıyordu, hatırla. Zamanın tomalarından kaçan huzur, buralarda saklanıyormuş meğersem. Havada hiç biber gazı kokusu yok. Burda koyunlar vardı sadece, çocuklar, kuşlar birde...Ayaklarımıza yeşil otlar değmişti.* Yolculuk beni biraz yormuştu, bitkindim. Sırtımdaki yük kadar ağırdı gönlümdeki yük. Güneş batmadan girdim tulumumun içine ve aynı zamanda farklı bir zamana sanki. Sen gittin, sen geldin. Uyur uyanık uykularım, yazın ortasında üşüten soğuk, kafamda dönen sesi...