Kargalar için takvim baharla başlar
Pencereden baktı sisli havaya. Her şey kargacık burgacık ve ıslaktı sanki bahçede, havada ve bedeninde. En çok da bacaklarının arası. Sanki içinin denizleri akıp gidiyor, bu karmaşalı açıklıktan da dünyaya doğuyordu. Huzursuzca kıpırdandı yerinde. Yapılacakları düşünüyor, zihninde ayları sıralıyordu birer birer. Günleri birbirine eklerken iki elini sıkıca yumruk yapıp yanyana koydu. Sahi hangi ay kaç gün çekiyordu. Bir otuz, bir otuz bir çeken ayların karmaşası bir yana dursun, nedir yahu şu hilkat garabesi Şubat ayı diye düşündü. Neden bu kadar karmaşıktı hayatı kolaylaştırmak için icat edilen bu takvim? Takvimin karmaşasına bir de hayatın karmaşıklığı eklenince tam oluyordu. Neden bu kadar karmaşıktı hayat, yapılması gerekenler ve bunların sırası? Sahi hangi planları önce yapmak lazım gelir ve buna nasıl karar verilir? Tam şunu mu yapsam bunu mu yapsam diye düşünürken biri çeliverirse aklını tam yol ayrımında... Aslında öteki yöne gitmek daha hayırlıyken, bir yalnış kararla değişirse...